
Agrilia, yalnızca bir restoran değil; yerel malzemelerin modern vizyonla yeniden yorumlandığı bir keşif noktasıdır.
Agrilia’nın hikayesi, 1996 yılında Leyla Figen tarafından bir kafe olarak temellerinin atılmasıyla başladı. 1999 yılında, bugün hâlâ mutfağın kalbinde olan ve “sanatkar şef” olarak tanınan Melih Tekşen tarafından devralınan mekân, kısa sürede Alaçatı’nın ilk restoranı olma unvanını kazanarak bölgenin bir turizm rotasına dönüşmesinde öncü bir rol üstlendi. Şef Melih Tekşen’in mutfağı, Ege, İtalyan ve Arjantin mutfaklarından aldığı ilhamı kendine has gurme bir çizgide birleştirir.
Alaçatı’nın yıllar içindeki değişimine rağmen, Agrilia ilk günkü ruhunu, özenini ve lezzet kalitesini kaybetmeden misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Bugün, Alaçatı’nın içinde taş bir binanın avlusunda, kaliteli müziğin ve huzurlu bir atmosferin eşlik ettiği sofralarımızda, gastronomiyi bir sanat dalı olarak görmeye ve her tabakta yeni bir hikâye anlatmaya devam ediyoruz.

Doğru Malzeme, Sade Tabaklar
Agrilia’nın kurucusu ve şefi Melih Tekşen, çeyrek asırlık meslek hayatını tek bir prensip üzerine inşa etti: Malzemenin özüne sadık kalmak. Kariyer yolculuğunu 2005’te Londra’da aldığı eğitimle pekiştiren Tekşen, Alaçatı’nın tarihi dokusunu yansıtan eski bir tütün deposunu, bölgenin en köklü restoranlarından biri olan Agrilia’ya dönüştürdü.
Tekşen’in mutfağında gereksiz gösterişe yer yoktur. Onun odağında, kaliteli malzemenin işlem görürken kimliğini yitirmemesi ve en sade hâliyle parlaması yer alır. Yirmi yedinci yıla başlarken aynı tutkuyla ocağın başında olan Melih Tekşen, misafirlerine sadece yemek değil, malzemeye duyulan saygının tabaktaki yansımasını sunmaktadır.